7 Kasım 2011 Pazartesi

Beton Delme ,Beton Kesme ,Karot,İstanbul Karot

Beton Delme ,Beton Kesme ,Karot,İstanbul Karot

11 Aralık 2010 Cumartesi

—Devrim yapamadık, ayar yapalım

—Devrim yapamadık, ayar yapalım
—Nasıl ya?
—Ayar diyorum ayar, yani işe yaramaz haldeyken yapılan gaz ayarından
—Ha! Tamam, yap o zaman
—Bunlar var ya senin yanında sineklik bile olamaz
—Nasıl bir ayar bu anlayamadım
—Anlayacak ne var bunda ayar bu ayar
—Ulan senin ayarınla, hesap makinesinde toplama bile yapılmaz.
—Yürü ya, bana saçma sapanda olsa yeni bir star göstersene
—Yeni olan hiçbir şeyin cazibesi yok parlaklığı yok artık her şey mat, soluk, gri renkli
—Yaşanmışlıktan olabilir mi?
—Olabilir, hani belki de yeni ardır ve gençler tapıyordur ama kesin o zaman gizli bir tapınma var, yoksa biz de görürdük
—Gözüne soksalar göremeyeceğin şeyler olamaz mı?
—Olabilir, gözüme girse de önemsemeyeceğim on saniye sonra unuttuğum çok şey var hatta her şey o şekil olamaya başladı artık her şey on saniye sonra siliniyor
—Alzaymer olma durumun var mı?
—Var ama buna bulaşıcı hastalık da denilebilir, toplumun tamamı Alzaymer
—Bu yazı konusu olabilir altını çiz
—Altını mı çizeyim? Ne yapayım? Sen de nerden çıktın?
—İlerledi senin hastalığın ilerledi attığın adımı bile hatırlamayacağın zamanlar yakın

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Üç yıldır bu blog da yazmıyorum, açmışız gitmiş

Üç yıldır bu blog da yazmıyorum, açmışız gitmiş

Yazı yazmanın hiçbir boka yaramadığı, hatta hiç şeyin anlamı olmadığının yüz kere kafamıza vurulduğu zamanlarda yapacak hiçbir şeyi olmayan birinin yazdığı şeylerden de bir şey olması zaten mümkün değildir

Her şeye bir şey olması amacıyla başlamanın da aptallığı ayrı bir şey

Z denildiğinde bunun gerçekten Z olup olmadığı da ayrı bir şey

Büyük ve daha büyük, fazla ve daha fazla olanın ben de yarattığı doğal gıcıklık; bunun benim değil aslında herkesin gıcıklığı olduğu ama bunu büyük ve fazla olanın oluğu ortamlarda yalakalığa ve yancılığa dönüşmesine olan gıcıklığın esas ve temel gıcıklık olduğu, anlamlı olanında bu olduğu

Uyumlu olmakla yalaka ve yancı olmanın aynı olduğu zamanlarda uyumsuz olmak daima uyumsuz olmak, daima gırtlağımızda biriken gıcığı küfürle harmanlayıp tükürmek

11 Temmuz 2007 Çarşamba

Nohut kafalımıyız biz...?

Nohut kafalımıyız biz...?

----sana nohut torbası geldimi ?

---ne nohutu abi onlar nohutu nereye vereceklerini çık iyi bilir gelip de Beşiktaş'ta nohut dağıtamazlar ,onlar gariban varoşlarda ,Ramazn erzakı gibi nohut torbalarını dağıtırlar,kendileri malı köküne kadar götürsün ,millete bir torba nohut ,iki paket sana yağ hesabı ,ulan zaten bana gelse o nohutları bir bir yediririm çiğ olarak, hıyar herifler,utanmıyorlar dilenciye sadaka mı veriyorsunuz , bir de meydanlarda "oyunuz namusunuz"diye anırıyorsunuz,millet namusuz mu? senin nohtunu belki alır ama benim bildiklerim oyunu vereceğini de vermeyeceğini de çok iyi bilir ..

---bunların beyinleri harbiden nohut kadar ,bunlar gerçekten "nohut kafa" hani "koca kafa diyorum ,aslında "koca kafalı ,nohut beyinli" demek daha cuk oturdu...

---işin acaı yanı bu nohut beyinliler nasıl oldu da o kadar çakalın bol olduğu Memlekette iktidar oldular? onu anlayamıyorum ,tamam biz solcular dünyanın en güzel ama en zor işine kalkıştık ,elimizdeki malzemeye baktık birde önümüzdeki Memlekete baktık ööyle kaldık , ama size yani burjuvaziye ne oldu sizdemi bizim gibi baka kaldınız ? adamlar harbiden gözünüzün içine baka baka hem sınıfınıza girdi ,hem de sınıf başkanı seçildi yuh be size eski çakallar ,yedirdiniz ya lokumu bu "koca kafalı,nohut beyinli"lere ....

sokaklarda ...özkan

7 Temmuz 2007 Cumartesi

nedir bu borsa...? abi..

---bu borsa nerde abi ? tavan yapmış ,ellibini görmüş ,uçmuş ,uçmuş da nereye konmuş ?

---nerde falan önemli değil İstinye sırtlarında bir yerde..ben de deli olacağım ,bu kadar iyi olan bir şey bu kadar mı ? esnafatan, işçiden, memleketten uzak olur...o uçtukça biz daha da diplere gidiyoruz, eskiden olsa duvarlara "kahrolsun Borsa "filan yazarlardı herhalde, çünkü eskiden duvarlara halka uzak,düşman ne varsa yazılır ""başına da"kahrolsun "konulur , iş biterdi, şimdi bunu bile yapan yok , hadi şimdi bunu yapmak biraz kara mizah olur,ama en azından millet senin sorduğun gibi, buna küfür ediyorsunuz da nedir bu hele bi anlatın diye sorarlardı , ve onu yazan da bildiği kadarıyla anlatırdı ,hani bizim Kemal sunal abimizin "Kibar Feyzo" filminde kemal abi o zamanlar İstanbul'da duvarlarda gördüğü yazıları kafasına göre köy de yazmış, bir tanesinde de "faşo ağa " yazıyor, ağa kemal abiyi çağrıyor soruyor " -ula faşo ne ki..? - böle puşt gibim,ib.e gibim bişii..." diye cevabını alıyor du...

--- ee biz de, şimdi soralım nedir bu borsa...?

sokaklarda ....özkan

6 Temmuz 2007 Cuma

Temmuz şiirleri...kenar muhabetleri...

Temmuz şiirleri...kenar muhabetleri...


"CAN YOLDAŞI ..


Can yoldaşı dostlar çekildi gittiler
Ecel çiğnedi hepsini birer birer
Yan yana oturmuştuk hayat sofrasına
Bizden birkaç kadeh önce sızdı gittiler

ÖMER HAYYAM





ACININ COĞRAFYASI

kente kapandık kaldık tutanaklarla belli
sirk izlenimlerinden seçmen kütüklerinden
yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır ve uzar
ve her köşe bir tuzaktır
birer darağacıdır her meydan saati
öğle vaktini kesinlikle gösteren
oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır



TURGUT UYAR

devamı>>>.."


---ne o dün filozof ayakları bu gün şiir , ne oluyoruz duygusallaştın bakıyorum..

---yok beYaşar biraz kenarda duralım günlük politik muhabetlerden uzaklaşalım dedim, nasıl olsa önümüzdeki aylar ,hep kargaşa hep kaos ile geçecek ..

---sana bir şey diyeyim mi kardeş ,en iyisini yapıyorsun ,şu an bu toz duman içine giren yanmış,artı bu toz dumanın ne zaman dağılacağı da belli değil...

---itiyorlar,sokmaya çalışıyorlar ,bakalım bizim filler bu işleri nasıl idare edecek .?.

---bilemem kardeş , hadi bana eyvallah ,sen felsefeye takılmaya devam et,ama fazla derine inme ,belindeki ipin boyunu unutma...

--doğru be Yaşar...
sokaklarda ...özkan..

5 Temmuz 2007 Perşembe

Davul,telefon zili,ölümsüzlük....

Davul,telefon zili,ölümsüzlük....

---Şimdi sana birşey diyeyim bizim" baba haydar" buralar da yok ya,yaz geldi aşağılara kaydı gitti,özlemeye başladım babayı be

---aslında beterin de tekidir adamı usandırır, ama uzakta ya şimdi bize iyi-güzel geliyor özlüyoruz ,belki bu kadın olayında da aynıdır ,sevgili uzaktaysa ,yada sana daha yakınlaşmamışsa ,ondan güzeli yoktur ,ama yakınlaş ,dokun,seviş,içli dışlı ol , o güzellik azalır...

---olay davul ve sesi olayı kadeşim

--- yani uzaktan hoş gelir durumu..

---evet....

.....dün akşam evdeyim yarı uyku halindeyim ,zarrr telefon çaldı ,ulan dedim "yine bir olay var" muhakak ,acayip tedirgin oldum ...

---ee tabi yaşlandık artık...

---ne alakası var kardeşim ?.

--- ne alakası olacak ,telefon çaldığında "oh ne iyi ,ne güzel yeni bir durum-olay var " deseydin ,gençliğin daha gitmemiş olacaktı ...olay artık sakinlik aramakta ,yorgun düşmüşüz artık , ses -yeni birşey aramıyoruz ,artık gelecek haberin iyi haber olacağını bile düşünemiyoruz, artık bela,ölüm,borç,harç düşünüyoruz..

---ulan baydın yine içimi, sakın sen bana telefon falan etme , kapıyı da çalma dışardan bağır ,eskiden zil mi vardı ? sokaktan bağırırdık...

---ölümleri düşünür olduk falan diyordun ya , gerçekten ölümle başladık bu gün ölümsüzlükle bitirelim,bir Alman Filozof şöyle demiş"insana ölümsüzlük verilseydi, sınırlı zekası ve karakteri yüzünden sıkıntıya bunalıma kapılacağından sonun da yine ölümü tercih ederdi"..

---doğrudur ,bire de şöyle demiş" tanrı olmasaydı biz yine onu yaratırdık" yani ,ölümde var Tanrı da var ve biz de varız...

---vay be Barış Kardeş , bugün bizi derin kuyulara indirdin, İnşallah sen yüksek tepelere uçmuşsundur...

sokaklarda ...özkn